Malatyahabermalatyason dakikaenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Malatya
Açık
34°C
Malatya
34°C
Açık
Pazar Açık
33°C
Pazartesi Açık
33°C
Salı Parçalı Bulutlu
35°C
Çarşamba Az Bulutlu
33°C

Av Mehmet Mustafa Özünver

Özünver Hukuk Bürosunun kurucu avukatı Mehmet Mustafa ÖZÜNVER, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Malatya İli’nde avukatlık faaliyetlerine başlamıştır.

Kadın İşçinin Evlenmesi Kendi Arzusu İle İş Akdi Fes Etmesi

01.10.2021 20:09
A+
A-

Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile iş akdini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğacağı 1475 sayılı Kanunun 14. Maddesi ile açıkça düzenlenmiştir. Kadın işçinin evlenmesi kendi arzusu ile iş akdi fes etmesinden kıdem tazminatı ala bilir mi?

İşçinin bu hakkı kullanabilmesi için evlenmiş olması ve evlilikten itibaren 1 senelik süre içerisinde fesih olgusun gerçekleşmesi icap etmektedir. Öğreti de bazı yazarlarca evlilik sebebiyle iş akdinin feshedilmesi imkanın kadın işçiye tanınıp erkek işçiye tanınmamasının eşitliğe aykırı olduğu belirtilmiştir. Ancak mezkur hüküm eşitliğe aykırı ise de adalete muvafık olandır. Zira hukuk sosyolojisinin hülasası hayata göre hukuktur. Hayat şart ve kaidelerini umdesinde barındırmayan, salt şekilsel mantığın ürünü olan hukuk nizamının, içinde yaşanılan toplum bünyesinde akis bulmayacağı aşikardır.

Cemiyetimizde de kahir ekseriyetle müşahade edilen bir hadise vardır ki o da evlenen kadının omuzlarına ek yük bindiğidir. Bir yandan iş hayatının zorlu süreci içinde çalışan kadın işçi, diğer yandan evi çekip çevirmeye çalışmakta ve bu durum çoğu kez evliliklerde dolaylı surette de olsa sorunlar doğurmaktadır. O sebeple, evlenen kadın işçiye tanınan bu hakkı şekilse mantıkla eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile eleştirmek aile mefhumuna da verilecek bir zarar teşkil etse gerektir. Bu hükmü diğer bir cihetle eleştirenler ise mezkur hükümle birlikte kadının ev hayatına teşvik edilerek iş hayatından uzaklaştırıldığını savunmaktadır. Ancak bu eleştiriler de hayat gerçekleriyle uyuşmamaktadır. Toplumun temeli olan ailenin sağlıklı bir şekilde idamesi için sosyo politik uygulamalarla kadını evin merkezinde bulundurma amacı güden projelerin bizatihi toplumumuzu ayakta tuttuğunu unutmamak gerektir. Hatta evlenen kadına tanınan bu hak bir kısım yazarlarca da savunulduğu gibi doğum yapan kadına da sağlanmalıdır. Son zamanlarda çıkarılan kanunlarla aile mefhumunun sağlamlaştırılmaya çalışıldığı net bir şekilde müşahede edilmektedir.

Kanun incelemesine tekrar dönecek olursak, evlenen kadın işçiye tanınan bu hakkın hakkın kötüye kullanılması suretiyle kullanılmaması gerektiğini de yinelemek icap eder. Hususiyle kıdem tazminatı alabilmek için anlaşmalı bir surette boşanıp tekrar evlenen çiftlerin durumunda olduğu gibi kanunu dolanmak suretiyle icra edilen uygulamaları kanunun korumayacağı bilinmelidir. Nitekim Yargıtay da benzer hadiselerde aynı düşünceye binaen işçinin kıdem tazminatı talep etme hakkının olmadığını içtihat etmiştir.

RESİM AÇIKLAMASI
ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.